Neden Aşk Tek Başına Yetmez?

YouTube'da eski aşk şarkılarını dinlerken, Patti Smyth'in 'Bazen aşk yetmez' şarkısına rastladım. Ben gençken o şarkıdan nefret ederdim. Benim için aşk, ilişkinin yürümesi için fazlasıyla yeterliydi ve aşk olduğu sürece herhangi bir ilişki her türlü zorluğa dayanabilirdi. O zamandan beri, ruhumun her lokmasına, kalbimin her atışına ve hayatımda hiç kimseyi sevdiğimden daha fazla sevdim. İlişkimiz için tutunmaya ve savaşmaya çalıştım ama yaptığım her şeye rağmen bu asla yeterli olmayacak.

The Notebook gibi farklı romantik filmler izledim ve Allie ve Noah gibi mutlu sonun olmasını umuyordum. Belki bir gün doğru zamanlamamızın geleceğini ve yeniden bir araya geleceğimizi umudum. Ama şimdi anlıyorum, hayat filmlerdeki gibi değil.

İlişkiler her zaman peri masalları gibi mutlu bir şekilde asla bitmez. Ve bazen, iki kişinin aşık olması gerekir, ancak asla birlikte olmaları amaçlanmaz. Ve acı gerçek şu ki, bazen aşk sadece yeterli değildir.



Sevginin güvene ihtiyacı vardır. Aşk, hiçbir ilişkinin tek temeli olmamalıdır. Güven ve sabırla birleştirilmelidir. Hepimizin hayatları ilişkinin dışında var. Bizler sosyal hayvanlarız ve başkalarıyla bağlantı kurmamız gerekir. İhtiyacımız olan şey, önemli başkalarımıza yapmayı sevdikleri şeyi yapmaları için doğru alanı sağlamak, bireysel olarak büyümelerine izin vermek ve güvenimizi kırmayacaklarına inanmaktır. Kıskançlık ve stresin kaynağı oldukları için korkularımız ve güvensizliklerimiz üzerinde çalışmalıyız.

Aşk bizi daha iyi yapmalı. Bir ilişkiye birinin bizi tamamlamasını istediğimiz için değil, kendimizden zaten memnun ve mutlu olduğumuz ve birinin hayatımızı tamamlayabileceği için giriyoruz. Kendimizi geliştirmek istiyoruz çünkü önemli olanlarımızı seviyoruz. Kişisel hırslarımıza, kariyer hedeflerimize vb. Ulaşmak istiyoruz ve bu hayallere ulaşmamıza destek oluyorlar. Bizi kabul ettiklerini ve bizim için en iyisini istediklerini bildiğimiz için onların etrafında kendimiz olmaktan korkmuyoruz. Kendimizi sevdiğimiz insanlara ve kendimize olan sevgimizi kaybetmeyiz.

Aşk, kendimizi feda etmeye değmez. Eve sağ salim dönmesini beklemek gibi küçük fedakarlıklar yapmakta sorun yok ama burada fedakarlıktan kastettiğim, hayatımızın aşkını kaybetmemek için ahlaki değerlerimizden veya değerlerimizden ödün vermektir. Başkalarının saygısını kazanabilmek için kendimize saygı duymalıyız. Kişisel sınırlarımız olmalı ve kimsenin bize kötü davranmasına izin vermemeliyiz. Feda edebileceğimiz bazı şeyler var ama hırslarımızı, haysiyetimizi ve öz saygımızı değil.

Aşk, uyumlulukla aynı şey değildir. Bu yutması en zor hap. Birini çok sevebiliriz ve karşılığında da bizi severler, ama bazen hepimizin hayatta farklı istekleri ve ihtiyaçları vardır. Bazen birini sevdiğimizde, bu onların uzun vadeli iyi ortaklarımız olduğu anlamına gelmez. Onlardan da farklı hedef ve değerlere sahip olabiliriz. Genelde söylenen gibi, sadece kalbimizi değil zihnimizi de kullanmalıyız.

Hayatımızda pek çok kez aşık olabiliriz. İyi ya da kötü birine aşık olabiliriz. Gençken veya yaşlandığımızda aşık olabiliriz. Aşk benzersiz değildir. Kıt da değil. Aşk, yapbozun sadece küçük bir parçasıdır, ancak öz saygı, güven ve haysiyet daha büyük parçalar. Sevgimizi kaybedip başka bir yerde bulabiliriz ama asla kendimizi bulamayız. Hayat sevgiye eşit değildir. Aşk harikadır. Aşk güzel bir duygudur. Ama aşk tek başına asla yeterli değildir.